Aşık Mahzuni Şerif  Şiirlerinden Örnekler


12 Eylül Sonrası

Bir zaman at oynatan ağalar
Dizginiynen nalıyınan kayboldu
Viskiden sulanan o yeşil bağlar
Yaprağıynan dalıyınan kayboldu.

Çiftliğinde döner idi kahyalar
Burnumuza gelmez oldu reyhanlar
Suntalar kıralı yeğen Yahya'lar
Servetiynen malıyınan kayboldu.

Bir «Hoca» varıdı tesbih çekerdi
Yalan koymaz yer yüzüne dökerdi
Gizli şarap içer haramdır derdi
Yalanıynan falıyınan kayboldu.

Bölmek için gürler dururdu sesi
Vatanı neresi memleket nesi
Kurt beslerdi bizim köyün fitnesi
Köpeğiynen yalıynan kayboldu.

Mahzuni Şerifim sonu bu muydu
Tarih baba neler yıkadı yudu
Olanaksız nice günler umudu
Bir bilemez diliyinen kayboldu....>>


1974 Kıbrıs Savaşı

Duracak zaman değildir
Yürüyen zalim üstüne
Ölen ölsün kalan yeter
Yürüyün Kıbrıs üstüne.

Gemimiz derine dalsın
Uçağımız ıslık çalsın
Türk ulusu öcün alsın
Yürüyün zalim üstüne.

Hasan- Tahsin, Yavuz-Adem
Bu uğurda öldü dedem
Düşmandan kaçanı nidem
Yürüyün düşman üstüne.

Mahzuni derTürk milleti
Kim oluyor Rum'un iti
Son bulsun savaş illeti
Yürüyün zalim üstüne....>>


Adalet Siz Dünya

Ağaçlan uzun kısa
O da biter kese kese
Geniş değildir herkese
Adaletsiz yalan dünya

Fil de canlı karınca da
Kimi yerde kimi dalda
İyi kötü bu dünya da
Adaletsiz zalim dünya.

Toprakların altın bakır
O da bizde yoktur şükür
Kimi zengin kimi fakir
Adaletsiz fani dünya.

Mahzuni de senden uçar
Belki yıldızlara geçer
Seni eken bir gün biçer
Adaletsiz yalan dünya....>>


Ağla Sazım

Bize şu dünyada bir yer kalmadı
Ağla sarı sazım belki kâr eder.
Gerçek sevenlerin gülü solmadı
Ağla sarı sazım belki kâr eder.

Engin olurum engine inersem
Vücut öğünsün aşka yanarsam
Nalet olsun ben bu yoldan dönersem
Ağla sarı sazım belki kâr eder.

Kâmil olan cahillerden sakınır
Secdeyi ademde hutbe okunur
Körün hakkı gözlülere dokunur
Ağla sarı sazım belki kâr eder.

Sözünden bellidir irfanın eri
Halik şu dünyayı kuraldan beri
Her Ali koparmaz bab-ı Hayber'i
Ağla sarı sazım belki kâr eder.

Âşıkın güzeli gayriye tapmaz
Kâmil dudak olan sahte el öpmez
Nesimi yüzülür yolundan sapmaz
Ağla sarı sazım belki kâr eder.

Muhammet'e bile kuyu kazdılar
Muhyiddin'i taşa vurup ezdiler
Nesimi'nin derisini yüzdüler
Ağla sarı sazım belki kâr eder.

Biçare Mahzuni yüzlerin gülmez
Gerçek sümbül olan mevsimde solmaz
Ali'ye ettiler sana ne olmaz
Ağla sarı sazım belki kâr eder....>>


Ağlarım

Ben canandan ayrı düştüm ağlarım
Derdimi dökerim esen yellere.
Viran oldu bahçelerim, bağlarım
Başım alıp gidem elden ellere.

Cahilin elinden kırılır gurur
Dünyanın sitemi üstüme yürür
Kime dost dedimse gelir taş vurur
İnanasım gelmez sahte kullara

Mahzuni Şerifim desem sözümü
Ancak Allah bilir benim özümü
Bana çok gördüler garip sazımı
Kızdım veda edeceğim tellere....>>


Alinin Sırrı

Efendim bu hanım bu kerameti
Biri hancıdadır, biri yoldadır
Kolay kolay ağız tadı olmaz ki
Biri ağızdadır biri baldadır

Bir güzel açmıştır kamilin gülü
Nerede ötmüşüştür onun bülbülü
Cenabı Âli'nin iki mendili
Biri Allah'tadır biri kuldadır.

Geldi gitti âşıklara bu arı
Kudreti Ali'nin sırrı serdarı
Leylâ'yla Mecnun'un böyle duvarı
Biri siper olmuş biri duldadır.

Hikmet vardır bu geceki kusurda
Hikmet yoktur Şam şehrinde Mısır'da
Sanıyorum yirmi iki asırda
Biri Mahzuni'de biri kuldadır....>>


Aliyle Pazarlık

Muhabbet edelim Ali seninle
İki cihan senin olsun sen benim.
Hayrını gör din ile imanın
Hatmi Kur'an senin olsun sen benim.

Gül yüzlü sevdiğim düştüm peşine
Merhamet et ne olur didem yaşına
Yandım mah yüzüne hilâl kaşına
Huri, gılman senin olsun sen benim.

Her sensin diyene eyleme minnet
Başına çalınsın gül yüzlü cennet
Dostluk pazarında olma muhannet
Cümle canım senin olsun sen benim.

Mahzuni Şerifim ereyim dursun
Senin aşkın beni yaksın kavursun
Hasılı bildiğim «Merdan-Ali'sin»
İki cihan senin olsun sen benim....>>


Almanya'ya Sitem

Onun burda taşı toprağı vardı
Alamanya gardaşımı geri ver.
Düz ovası, yeşil yaprağı vardı
Alamanya gardaşımı geri ver.

Toprağında vardı kara sabanı
Gönderin amcamı verin babamı
Bağrıma basarım yırtık abamı
Alamanya gardaşımı geri ver.

Anadolu Mahzuni'nin anası
Fabrikası, değirmeni binası
Yeter artık bizden beter yanası
Alamanya gardaşımı geri ver.

Bizi böyle eden beyler utansın
Haksız padişahın makamı yansın
Pirenin emdiği devler uyansın
Alamanya gardaşımı geri ver.

Dön Mehmet, dön Ahmet dön...
Ayşe dön, Fatma dön, emmi dön,
dön Anadolu'ya......>>


Amerika'ya Tepki

Bütün insanlık adına
Amerika katil katil!...
Kanun yapar kendi teper
Amerika katil katil!..

Vietnam'ın suçu nedir?
Hür yaşamak ayıp mıdır?
Atom patlat ister kudur?
Amerika katil katil!...

Türk milleti Türk milleti!
Nerden gelmiş elin iti?
Bu gidişin sonu kötü!
Amerika katil katil!..

Birgün gramlar bir olur
Kilodan hakkını alır
Zalim olan bela bulur!
Amerika katil katil!..

Mahzuni Şerif uyuma
Gün geldi çattı akşama
Bizden selam Vietnam'a!
Amerika katil katil!.....>>


Ararlar Beni

Ne dedimse halka hiç yaramadı
Ben gittikten sonra ararlar beni...
Boşa cahillerin gözü karardı
Kuru çene ile yorarlar beni...

Duman eksik olmaz her yüce dağda
Bülbül eksik olmaz her yeşil bağda
Atomun patlayıp bittiği çağda
Onun ötesinde sorarlar beni...

Ebedi değildir şu yüce dağlar
Ebedi değildir şu yeşil bağlar
Öz gardaşım ama bizim softalar
Mezarımda bile kırarlar beni...

Mahzuni Şerifim gayri gam yemem
Ondan ötesini kimseye demem
Ufak vücuduma kefen istemem
Varsa insanlıkla sararlar beni......>>


Aşık Veysel'e

Ahrette selamım olsun Veysel'e
Neden sadık yarin kara topraktır?
Yiyen yedi konan göçtü dünyadan
Neden sadık yarin kara topraktır?

Toprağın üstünde ağalar gezer
Onlar ekip biçer bağrımı ezer
Başına çalınsın bir karış mezar
Neden sadık yarin kara topraktır?

Toprağı olanlar toprağa söver
Toprağı olmayan bağrını döver
Babamın toprağı var ondan över
Neden sadık, yarin kara topraktır?

Toprağın sırrını fakirden sormam
Öyle boş boşuna kafamı yormam
Denizde ölürüm toprağa girmem
Neden sadık yarin kara topraktır?

Ben dünyadan doya doya giderim
Tarihten sızarak soya giderim
Kafam kızar ise aya giderim
Neden sadık yarin kara topraktır?

Sorun ki insanlar neye taptılar
Başlan kesipte ayak öptüler
Gözünü yediler heykel yaptılar
Neden sadık yarin kara topraktır?

Bir toprak olunca dağıt çok olur
«Atatürk» ölünce ağıt çok olur
Akılsız kafaya öğüt çok olur
Neden sadık yarin kara topraktır?

Koyun vermiş, kuzu vermiş, ot vermiş
Fakirin hakkını neden kıt vermiş
Fakirler ot yutmuş, beyler et yemiş
Neden sadık yarin kara topraktır?

Hakaret değildir sana muradım
Yıllar yılı Veysel'imi aradım
Benim sadık yarim anam avradım
Neden sadık yarin kara topraktır?

Topraktan yapılır kılıçla kama
Toprağın güneşi benzer akşama
Mahzuni, Veysel'in yavrusu ama
Neden sadık yârin kara topraktır?...>>


Bana

Ele geniş olan şu yalan dünya
Bilmem ki nedendir dar bana bana
Bize hücum etti cahil sürücü
Artık kesseler de kâr bana bana...

Kendimi bileli Hak'ka yaramam
Geldi geçti ömrüm sanki bir akşam
Sağımda solumda kıble aramam
Hem kıbledir hem kabe'dir yar bana...

İlim şu dünyanın başıdır başı
Gözümden akıttım kan ile yaşı
Söylediğin yapamayan bir kişi
Dört kitap okusa kör bana bana...

Cahilin her işte eli çıkıyor
Ondan rezaletin bolu çıkıyor
Açsam şapkasını keli çıkıyor
Sökmez gayrı «Dede», «Hoca», «pir» bana...

Tabuttaki ölü gibi ölemem
Derdim vardır onun için gülemem
Ben insanın değerini bölemem
«Doğu», «batı», «gavur», «müslim» bir bana.

Mahzuni Şerifim yoldan kalır mı
İlmin dillerinden cahil bilir mi
Hayvan kesmek ile «kurban» olur mu
İnanmazsan kaldır kılıç vur bana......>>


Beni De

Kahpe dünya doymadın
Beni de ye gel beni de.
Hangi cana kıymadın
Beni de ye gel beni de.

Pir Sultan düştü dara
Hüseyin'e düştü yara
Dokunma zalımlara
Beni de ye gel beni de.

Bunca yiğidi yedin
Bir defa gık demedin
Arsızları ellemedin
Beni de ye gel beni de.

Sen gidersin döne döne
Dur diyen yok mu sana
Bütün beylerin aşkına
Beni de ye gel beni de.

Mahzuni'yim derdim çok
Attım hedef durmaz ok
Hiç birinden farkım yok
Beni de ye gel beni de....>>


Benim Benden

Çıktım bir aynaya baktım
Benim benden haberim yok.
Bana bir insan diyorlar
Benim benden haberim yok.

Okuldan almaz nasihat
Topraktan almaz şefaat
Kalmadı dizimde takat
Benim benden haberim yok.

Şu dünyanın ömrü yarım
Bilmem nedir benim kârım
Kuyu kazarmış dostlarım
Benim benden haberim yok.

Bilmem ki nasıl herifim
Günden güne eksik keyfim
Meğer Mahzuni Şerifim
Benim benden haberim yok....>>


Bilmedim

Boşuna geçirdim bunca ömrümü
Yalan dünya bomboşumuş bilmedim
Felek denen yalan aldı önümü
Kara sevda bir hoşumuş bilmedim.

Dar günümde eşim dostum çekildi
Mihrican değdi de gülüm döküldü
Nice umut ettim hepsi yıkıldı
Bülbüllerim baykuş imiş bilmedim.

İtimadım yoktur gayri dünyada
Gizli sırlarımı demem ben yada
Koskoca dünyada ufacık oda
Kul Mahzuni sarhoşumuş bilmedim....>>


Bilmem

Bahar mı geldi Binboğa'nın başına
Gene ağ kuzular meler mi bilmem
Hurman suyu başın almış gidiyor
Belâlı cihana dolar mı bilmem

Gene sabah moldu alaca yarım
Benim bu dünyada ne idi kârim
Yüreğine buz koyduğum dostlarım
Benim ateşime güler mi bilmem.

Dost Mahzuni ne eylemiş dostuna
Bak kimler bezenmiş koyun postuna
Ağ bulutlar mezarımın üstüne
Yağmurunan namaz kılar mı bilmem....>>


Bir Ayrılış

Bu ayrılık zaten bitmez
İnan yolcuyum erenler.
Hak cemâli gözden gitmez
İnan yolcuyum erenler.

Biz inanmak asıl soya
Yaşamışız doya doya
Bu köy değil başka köye
İnan yolcuyum erenler.

Bizim yollar gitmez eğri
Biz olmayız başka sayrı
Bizim yollar Hak'ka doğru
İnan yolcuyum erenler.

Gönlümde vardır yeriniz
Nedir yani neferiniz
Dost Mahzuni eseriniz
İnan yolcuyum erenler....>>


Bir Bağ Bir Canavar

Bizim bağa bir canavar dadandı
Kemirdi fidanı, üzüm kalmadı.
Bunca emeğim yel aldı gitti
Vallahi dünyada gözüm kalmadı.

Peteğin sırrını arıdan ara,
Balına kurt düşmüş kalmış fukara
Vefasız dostlardan geldi bu yara
Doktor merhemine lüzum kalmadı.

Mahzuni'yim kendi kendim bilmedim.
Ömrümü aş ettim bitirdim yedim
Bütün insanlara bin defa dedim
Bir daha demeye yüzüm kalmadı....>>


Bir Daha

Sana derim sana ey benim aklım
Sakın ha başıma gelme bir daha.
Şu dünyaya sarhoş olan yararmış
Ayık ol, kendini bilme bir daha.

Acı poyraz gibi dağlardan esme
Kendini görüpte bilmeden küsme
Zalim toprağına ayağın basma
Bir yaprak kopsa da alma bir daha.

Çekemedim şu feleğin nazını
Kış ayında seyreyledim yazımı
Hey ellerim bırak yanık sazımı
Mahzuni korkarsan çalma bir daha....>>


Bir Hesap

Uy otuzbeş yılın üç buçuk dakka
Anladım ki hayat onda bir demek.
Geldi geçti bize yolun yarısı
Artık milyonların binde bir demek.

Allah yaratmıştı madem insandık
Kendine benzetti aşkına yandık
Biz bu maceraya beraber yandık
Yani ben de birim sen de bir demek.

Bizim bu devirler döndü dönecek
İnsan oğlu gerçeklere kanacak
Lira kuruş olsa borç ödenecek
Asır da bir demek gün de bir demek.

Mahzuni Şerifim yarış ne güzel
Yerin yüzü karış karış ne güzel
Haklı olanlarla barış ne güzel
Bugün de bir demek dün de bir demek...>>


Bir Kurultayda

Tarih bin dokuz yüz doksan yılında
Korkusuz, rüyasız dünya dilerim
Dostluk bir elinde bayram kolunda
Döğüşsüz kavgasız dünya dilerim.

Uluslar kalkmalı derin uykudan
İçilmeli birlik denen bir sudan
Alevler yer olsun tüfekler fidan
Sınırsız davasız dünya dilerim.

Azınlık çoğunluk nereden çıktı
İnsan bir tek iken bunlar hiç yoktu
Tarihi, senlikler benlikler yıktı
Fitneye vefasız dünya dilerim

Bütün insanlığın çabası insan
Kültürlüsü insan, kabası insan
Bebek insan doğar babası insan
İnsana hatasız dünya dilerim.

Der Mahzuni insanlıktır gerisi
Okyanus ötesi yahut berisi
Tüm yıkılsın kötülüğün serisi
Doğruya cezasız dünya dilerim....>>


Bir Muhabbet

Ey erenler ey bacılar
Biz Hak'kın kuluyuz bugün
Dün gece biraz akıllı
Birazcık deliyiz bugün.

Gündüzler gitmiş akşama
Yıldızları yama yama
Hiç kimseden değil ama
Biz bizden uluyuz bugün.

Eğil dost Mahzuni eğil
Türap ol da haddini bil
Yalnız dört duvar değil
Bir Anadolu'yuz bugün....>>


Biz Miyiz

Size derim size bize gülenler!
Nefsin ateşine yanan biz miyiz?
Edepli erkânlı ikrar verenler
Cahilin sözüne kanan biz miyiz?

Arifler insanı sözüyle tartar
Gel dokunma her gönülde dost yatar
Engin ovalarda menekşe biter
Akışlara zehir sunan biz miyiz?

Gitmiyor içimden gam ile acı
Daha anlaşılmaz «Gurûhi Naci»
Gel doğrusun söyle ey Turna Bacı
İkrar verip geri dönen biz miyiz?

Biz mi kestik Hüseyin'in yolunu
Biz mi parçaladık Kasım kolunu
Biz mi koklamadık cennet gülünü
İblis'i laine kanan biz miyiz?

Mahzuni Şerifin bilmem ne zorun
Nerelerden aldın sen bu kârın
Varısa hatamız serimden vurun
Mazlumun hakkını alan biz miyiz?...>>


Canandan Gayrı

Ben canandan ayrı düştüm ağlarım
Derdimi dökerim esen yellere.
Viran oldu bahçelerim bağlarım
Başım alıp gidem elden ellere.

Cahilin elinden kırılır gurur
Dünyanın sitemi üstüme yürür
Kime dost dedimse gelir taş vurur
İnanasım gelmez sahte kullara.

Mahzuni Şerifim desem sözümü
Ancak Allah bilir benim özümü
Bana çok gördüler garip sazımı
Kızdım veda edeceğim tellere....>>


Çok Şey İsterler

Sevdim diyenlere selamım olsun
Bilirsin sevenden serin isterler
Kuru merhabaya hatır mı kalsın
Tabipler yâreyi derin isterler.

Hangi bezirgana mahsustur göçün
Her şehre uğrama pazarlık için
Taşı hamur eden turun isterler.

Dökeyim derdimi «Ievh-i kalem»e
Kurban olam tabip yâreme değme
Gördüm âlemde naçar ademe
Gelir Mahzuni'den şirin isterler....>>